Dünyanın Nefes Kesen 8 Tiyatrosu

Teatro di San Carlo, Naples

Bu italyan opera binası türünün en eski örneği, ve onu takip eden diğer örnekleri için de taslak bir yapı çizmiş. Kendisinden daha da ünlü olan türdeşlerine, Milan’ın La Scala’sına ve Venedik’in La Fenice’ine, on yıllık aralarla öncülük etmiş.

Walt Disney Konser Salonu, Los Angeles

Los Angeles Philharmony Orkestrası’nın evi olan Walt Disney Konser Salonu, geniş skaladaki kültürel etkinliklerinin yanı sıra, klasik, jazz ve modern müzik konserlerine ev sahipliği yapıyor. Yapı, dünyadaki en çarpıcı sofistike akustik ses deneyimine sahip olmak üzere inşaa edilmiş.

Minack Tiyatrosu, Cornwall

Cornwall’ın açık hava tiyatrosunun global ölçekte bir ünü var, sahnelenen bir çok oyun için Atlantik Okyanus’u harika bir arkaplan teşkil ediyor. 1932 yılında yapıda sahnelecek ilk tiyatro oyunu için Shakespear’in Fırtına’sı bu yüzden tercih edilmiş olmalı.

Royal Exchange Tiyatrosu, Manchester

Bu tiyatroyu gördüğünüzde Grade II adlı yapıya bir uzay aracının iniş yaptığını düşünürseniz kimse sizi suçlamaz, fakat gördüğünüz sadece, yapının büyüleyici geniş salonu ortasına kurulmuş 750 kişilik bir performans salonu.

Seebühne, Bregenz

Bu yüzen sahne, Bregenz Festivali’nin en çekici yanı ve yıllar içerisinde birçok dönüşüm geçirmiş. Verdi’nin Maskeli Balo adlı operasının 1999 yılında sahnelenişi için mekan dev bir kitaba dönüştürülmüş ve üzerine kitabı okuyan bir iskelet yapılmış.

Ulusal Performans Sanatları Merkezi, Pekin

Halk tarafından bilinen adıyla Yumurta, Fransız mimar Paul Andreu tarafından dizayn edilmiş ve 2007 yılında halka açılmış. Merkez içerisinde üç ayrı yapıya ve en ünlü Pekin operasına ev sahipliği yapıyor.

Cristóbal Colón Tiyatrosu, Bogotá

Bu Kolombiya’nın güzel eseri İtalyan mimar Pietro Cantini tarafından 1885 yılında dizayn edilmiş, ve Paris’in Opera Garnier adlı yapısını örnek almış. 2007 yılında, mimari ve tarihi yapılar arasından derlenen Kolombiya’nın 7 Harikası şeçkisinde yer almış.

Sydney Opera Binası

Yükselen, yelken benzeri çatısıyla Sydney Opera Binası Avustralya’nın en ikonik eserleri arasında, Fakat iç dizaynında da olağanüstü bir çaba harcanmış. Mimar Jørn Utzon, yapının devamlı sevilmesi ve ikonikleşmesini “Müthiş bir zevk” olarak yorumluyor.

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir